tr+90 (212) 242 70 70
·
info@madhukuk.com
·
Abdi İpekçi Cad. No:32/1 Nişantaşı, İstanbul / Turkey

Doktor Hatalarından Oluşan Mağduriyetler

Case Study Caption

Doktor Hatası Sebebiyle Uğranılan Zarar Nasıl Giderilir?

Gerek tıbbi tedaviler esnasında gerekse estetik ameliyatlarda kişiler yanlış tedavi neticesinde zarara uğrayabilmektedir. Bu kapsamda açılan davalara malpraktis davası denilmektedir. Yaşanılan mağduriyetin niteliği kimi zaman haksız fiil, kimi zaman vekalet sözleşmesi kimi zaman ise eser sözleşmesi olmaktadır. Bu noktada mağdur kişi ile doktor/sağlık kuruluşu arasındaki hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesi özellikle de zamanaşımı süresi (olayın niteliğine göre 2, 5 veya 10 yıl olabilmektedir) açısından önemlidir. Zira zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açılan davaların kaybedilme ihtimali çok yüksektir.
Borçlar HukukuDoktor Hatası Sebebiyle Tazminat
Dava Süresi 9 ay - 1.5 yıl
AvukatAv. Kaya PULAT & Av. Aykut KÜÇÜK

Doktorun veya hastane uygulamalarının hatalı olması neticesinde; bunların bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik gibi sebeplerden kaynaklandığı ileri sürülerek ciddi tazminatlar kazanılabilmektedir. Zira tıbbi tedavi ve operasyonlar bünyesinde risk taşıdığından hastalarda oluşan her zarar “malpraktis”e vücut vermeyecektir.

Her ne kadar operasyon öncesinde hastadan tüm riskleri kabul ettiğine dair yazılı izin alınsa da; tıbbi standartlara, ortalama bir doktorun veya sağlık çalışanın göstereceği özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranışlar neticesinde ortaya çıkan bir zarar, elbette ki doktorun/sağlık kuruluşunun tazminat sorumluluğunu doğuracaktır.

Hastalarda oluşan zararlar genellikle yanlış teşhis, hatalı tedavi veya eksik bakım hizmeti gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Burada doktorun/sağlık çalışanının/sağlık kuruluşunun fiilindeki özen ve dikkatin seviyesi “ortalama hekim standardı” ölçütüne göre belirlenecektir.

Doktorun yanlış teşhis koyması veya yanlış tedavi uygulaması gibi sebeplerle ortaya çıkan zararlardan elbette tazminat sorumluluğu doğabilecektir ancak; operasyon sonra tedavi sürecinde doktorun verdiği tavsiyeye aykırı şekilde hareket eden örneğin ameliyat edilen bölgeleri bu sebeple mikrop kapan, ya da doktorun yazdığı ilaçları kullanmayan hastada oluşan zararlardan elbette ki doktorun veya sağlık kuruluşunun sorumluluğu doğmayacaktır.

Öte yandan özellikle estetik ameliyatlar açısından duruma bakılacak olursa; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği hukuken “eser (istisna) sözleşmesi” olacağından cerrahi müdahaleyi yapan kişiye “yüklenici”, tedavi yapılan müşteriye ise “iş sahibi” denilecek; taraflar arasındaki hukuki ilişki ise buna göre yorumlanacaktır. Bu noktada yüklenicinin (doktorun) dikkat ve özen yükümlülüğüne dikkat etmeyerek, kasıtlı veya ihmali bir davranışla sözleşmeye aykırı şekilde kusurlu bir harekette bulunması sebebiyle iş sahibinde (tedaviyi kabul eden hastada/müşteride) bir zarar doğması halinde yine tazminat sorumluluğu gündeme gelecektir. Örneğin burun estetiği veya göğüs estetiği ameliyatı neticesinde; sözleşmede kararlaştırılandan çok farklı bir sonucun ortaya çıkması, düzeltilmesi istenen sorunlar düzeltilmediği gibi başka bozuklukların ortaya çıkması gibi durumlarda hasta/iş sahibi; gerek operasyon için ödediği ücreti gerekse ortaya çıkan sorunlar sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmin edilmesini talep edebilecektir.

Bu noktada tedavi/operasyon öncesinde tarafların aralarındaki sözleşmenin çok dikkatli bir şekilde hazırlanması, hasta/iş sahibinin talep ve beklentileri ile operasyon sonrasında ortaya çıkabilecek yan etkilerin tüm ayrıntılarına kadar detaylandırılması çok büyük önem taşımaktadır.

Özetle; tıbbi müdahale veya estetik operasyon neticesinde doktorun/sağlık kuruluşunun/idarenin tazminat sorumluluğu doğabilmekte ve çok ciddi miktarlarda tazminatlar ödenebilmektedir. Bu kapsamda özellikle de estetik operasyonlarda tedavi öncesinde düzenlenecek olan sözleşmeye çok dikkat edilmesi elzemdir.

Tedavi sonrasında ortaya çıkan zarardan dolayı açılan bir davada ise tartışılacak en büyük konu “ispat sorunu” dur. Olası bir davada tartışılacak konular ise özellikle de; doktorun/sağlık çalışanlarının davranışlarının ortalama hekim standartlarına uygun olmaması, bilgisizlik/deneyimsizlik/özensizlik gibi olguların bulunması, hatalı teşhis yapılması, yanlış tedavi uygulanması, operasyon/müdahale sonrası süreçte hastanın yükümlülüklerine uygun davranmaması, sağlık kuruluşunun veya tıbbi malzemelerin yetersizliği gibi meseleler olacaktır.

Ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin belirlenmesi ve buna göre adım atılması da çok önemlidir. Zira duruma göre haksız fiil, vekalet sözleşmesi veya eser (istisna) sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekebilecektir. Tüm bu ihtimallere göre kusurun ölçütü, ispat yükümlülüğünün kimde olduğu, asgari özen yükümlülüğünün derecesi ve zamanaşımı gibi birçok konuda farklılıklar ortaya çıkacaktır.

DAVA SÜRECİ

Süreci Nasıl Yönetiyoruz?

1. Dava Öncesi Aşamada Sözleşmenin Düzenlenmesi

Tıbbi müdahale ve özellikle de estetik operasyon öncesinde hasta ile hekim arasında mutlaka yazılı bir anlaşmanın yapılmış olması, ileride ortaya çıkacak hukuki sorunları minimuma indirecek; mahkemedeki ispat sorununun lehe çözülmesi bakımından büyük kolaylık sağlayacaktır.

Bu kapsamda hasta veya iş sahibinin; operasyon öncesinde olası tüm ihtimal ve risklere karşı bilgilendirilerek aydınlatılması, ayrıca operasyon sonrasına ilişkin tüm beklenti ve taleplerin de sözleşmede yer alması önemlidir.

2. Davanın Birlikte Planlanması ve Sürecin Başlatılması

Hekim hatası sebebiyle tazminat sorumluluğu talep edilecek olması halinde ilk olarak aradaki hukuki ilişki ve açılacak dava ile ileri sürülecek hususlar belirlenir. Yol haritası ortaya konarak müvekkile düzenli aralıklarla bilgi verilir.

MAD Hukuk ayrıca; ileride doğması muhtemel hukuki sorunların önceden engellemek amacıyla tüm sağlık kuruluşları ve sağlık çalışanlarına sağlık hukuku alanında danışmanlık hizmeti vermektedir. 

3. Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemlerinin Tartışılması

Dava açmaya göre daha kısa süren ve daha az masraflı olan arabulucuk gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri tartışılarak, talep etmeniz halinde dava açmadan önce karşı tarafla pazarlık masasına oturulur ve kısa yoldan anlaşma yoluna gidilir.

4. Dava Süreci ve Dava Sonucunun İcrası

Dava süreci boyunda dosya sıkı bir şekilde talep edilerek sonuca ulaşılmaya çalışılır. Davanın kazanılması halinde elde edilecek olan tazminatın karşı taraftan tahsil edilmesi amacıyla ilamlı icra takibi başlatılarak banka hesapları, taşınır veya taşınmaz malların haczi ile satışı dahil tüm icrai süreçler de müvekkil adına takip edilir. 

5. Düzenli Bilgilendirme

Dava süresince tüm duruşmalar ve süreler düzenli olarak takip edilir, her duruşma ve işlemden hem önce hem de sonra müvekkil bilgilendirilir.

Let us help you!

If you need any helps, please feel free to contact us. We will get back to you with 1 business day. Or if in hurry, just call us now.

Call : (1)2345-2345-54

Contact@Attornasite.co Mon – Fri 09:00-17:00

Firm’s Presentation